DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.12.2003 tarih ve 2001/672-2003/2122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkiline ait deri tekstil ürünlerinin davalı tarafından taşınmak üzere teslim alındığını, ancak emtianın alıcısı yerine başka şahıslara teslim edildiğini ileri sürerek 15.970 USD'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu malların davacıya değil kardeşine ait olması nedeniyle davacının dava açma hakkı olmadığını, bu mallara ilişkin faturanın taşıma tarihinden sonra düzenlendiğini, talep edilen meblağın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre,dava konusu malların İstanbul'dan Ayvalık'a taşınarak Mehmet Güneş adlı kişiye teslim edilmesi için 04.06.1998 tarihinde davalıya teslim edildiği, ancak alıcı dışında kimliği belirsiz 3.bir kişi tarafından teslim alındığı, 10.06.1998 tarihli fatura ve sevk irsaliyesi konusu 120 parça deri kaban, mont ve pardesünün toplam değerinin 2.539.000.000.-TL olduğu, gönderici Ali Hakimi'nin açtığı davanın husumet yönünden reddedilerek kesinleştiği, bu şahsın malın Emin Dindar'a ait olduğunu beyan ettiği, davalı şirket müdürünün kimlik kontrolü yapmadan malı gelen kişiye teslim etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğu, TTK.'nun 767/5.maddesi gereğince taşıyıcının ağır kusuru nedeniyle TTK'nun 767/1.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin değil BK'nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, davalının TTK'nun 781.maddesi gereğince zararın tamamından sorumlu olduğu, yazılı bir taşıma sözleşmesi yapılmadığı, sevk irsaliyesinde de değer belirtilmediği, malın bedelinin faturada TL olarak gösterildiği, bu paranın olay tarihindeki kur itibarıyla ceza davasında belirtilen 10.000 USD'lik değeriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle 2.539.000.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %70 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafından düzenlenen 04.08.1998 tarihli ambar tesellüm fişi ve taşıma ücretine ilişkin faturadan İstanbul'dan Ayvalık'a Ali Hakimi tarafından gönderilen ve Mehmet Güner'in alıcısı olduğu 4 çuval derinin bu tarihte taşındığı, anılan belgelerde irsaliyenin içinde olduğunun belirtildiği, irsaliye numarasının da 445751 olarak gösterildiği görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve taşıma konusu mallara ilişkin olduğu iddia edilen 10.06.1998 tarih ve 157124 nolu Deniz Deri tarafından
Ayvalık Pazarı Atlas Deri adına düzenlenen faturada toplam 120 adet deri mont, kaban ve pardesünün (KDV'siz) değerinin 2.539.000.000.-TL olduğu belirtilmiş, 10.06.1998 tarih ve 167374 nolu sevk irsaliyesinin de 120 adet zig deri mamul ve aynı firmalar için düzenlendiği anlaşılmıştır. Kesinleşen İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 1999/364 Esas ve 2000/1290 Karar sayılı dosyası içindeki 26.10.2000 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi 6 gün önce 04.06.1998 tarihinde gönderilen derilerin dava dışı firmalar arasında 10.06.1998 tarihinde düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesi mevzuu mallar olamayacağı,ambar tesellüm fişi ve navlun faturasında belirtilen irsaliye numarası ile davacı tarafından ibraz edilen irsaliye numarasının birbirini tutmadığı görülmüştür. Ancak davalıdan sadır olan iki belgeye göre 4 çuval derinin davalı tarafından İstanbul'dan Ayvalık'a taşınarak alıcısından başkasına teslim edildiği de sabittir. Bu durumda davacıya taşıttırdığı 4 çuval emtianın ne olduğunu ispat etmek için imkan verilerek, taşıma sırasında malın değeri belirlenmediğinden uzman bilirkişilerce en azından varma yerindeki 4 çuval deri eşyanın değeri araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken iddiayı ispata yeterli olmayan bilirkişi raporuna, davacı tarafça ibraz edilen fatura ve sevk irsaliyesine itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.